Covid-19HaberSağlık

COVID-19 İLK 5 ÜLKE

İtalya, Amerika, İspanya, Almanya ve Çin’de COVID-19 Yönetimi

Coronavirüs yani uluslararası deyişle Covid-19 ‘un dünya genelinde tespit edilen vaka sayısı ve ölüm sayılarının son durumu. Corona için ülkelerin aldığı önlemler nelerdir. Ülkeler neden bu virüsün yayılmasını engelleyemediler. Covid-19 salgınının dünya genelinde son bulması için yapılanlar ve yapılacak olanlar neler?

İtalya’da virüs nasıl bu kadar hızlı yayıldı? Amerika Covid-19 ile mücadele için neler yapıyor? Almanya’da Corona’dan ölüm sayısı kaç? İspanya’da son durum ne? Çin Coronavirus’u durdurdu mu? Hepsi ve daha fazlası için aşağıdaki yazımızı okuyup 5 ülkedeki son durum hakkında bilgi alabilirsiniz.

Hızlıca Atağa Kalkarak İlk Sırayı Alan
AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ (USA)

Amerika vakanın ortaya çıktığı dönemde İran ile ekonomik bir kriz yaratma sürecindeydi. Keza hali hazırda birçok ülkeye ekonomik yaptırımlar konusunda acımasızlığıyla gündeme gelen bir ülke olduğunu göz önüne alırsak, İran yaptırımını da normal karşılamamak elde değil.

Diğer ülkelere güç gösterisi yapayım derken, kendi ülkesinde önlem hızı konusunda başarılı olamayan macera dolu Amerika, hızlı bir önlem atağıyla vatandaşlarını güvence altına alarak savunma atağına geçti ve baktı ki ülkesi corona dolu. Anında ülke genelinde vatandaşları testlere sokmaya başlayıp, paranın gücüyle hastalığı yenebileceğini göstermeye çalıştı. Ancak işler istediği gibi gitmedi ve ilk sıradaki yerini almaya mecbur kaldı.

Çin’i hastalığın önemi konusunda bilgilendirmeyi doğru yapmadığı konusunda suçlamakla, hastalığı yenmekle uğraştığı kadar uğraşsa belki işler bu boyuta gelmeyecekti.

Öyle ki hastalıkta vaka ve ölüm sayısı konusunda ilk sıralardaki yerini aldığı günden her geçen gün sayının ciddi oranda artışıyla karşı karşıya kalıyor.

Amerika’da güncel olarak şu anda

Vaka Sayısı: 216,265

Ölüm Sayı: 5,132

Nüfusunun 330 milyonun üzerinde olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda ilk sırada olması %üzerinden değerlendirdiğimizde ne kadar az gibi düşünülse tüm dünyada en yüksek sayı olduğu gerçeği değişmiyor ki virüsün başladığı ülkenin Çin gibi nüfusu 1.4 milyarın üzerinde nüfusu olan bir ülke olduğunu düşünürsek Amerika’nın önlem konusunda ne kadar geç kaldığını daha net anlamış oluruz.

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra Amerika Başkanı Donald Trump, yaptığı agresif açıklamaların sonrasında sakince toparlanıp, güçlü planlanma gerektiğini algılayarak, Çin ile birlikte çalışarak bu süreci ülkesi için en iyi şekilde yöneteceğinin sinyallerini verdi.

Çin’in hastalığı çok iyi algılayıp, bunu en iyi şekilde yönettiklerini de kabul ederek, destek almaktan çekinmeden, hastalığı yenmek için kararlı adımlar atmaya başladı.

İlerleyen süreçte başkan egosuna yenik düşmezse eğer, süreci en azından minimum seviyede kayba dönüştürebilecek gibi görünüyor.

NE OLUYOR DİYEMEDEN ORTADA KALAN İTALYA

İtalya, Corona karşısında, bir anda ne yapacağını bilemeden ortada kalan ilk ülke oldu. Bu durum gerçekleşirken, yöneticiler halkı hiçbir şekilde doğru ve yeterli seviyede uyarmadı, halk tüm yaşantısına devam etti. Turizm geliri en yüksek ülkelerden biri olan İtalya’da haliyle uluslararası dolaşımın merkez noktası gibi bir izlenim sergiledi. Haliyle halk da gerekli uyarılar olmadığından,  hastalığı birbirine satmaya başladı. Asıl fark edilme dönemi ise hastanelerde coronavirüs vakalarının yoğunlaşması ile oldu. Sonrasında yaşananlara az çok tanıklık ettiyseniz;
Ülke başkanının halkı azarlayacak seviyede sinirli konuşmalarına,
Belediye başkanlarının, evde kalın delirtmeyin adamı tadındaki açıklamalarının yaşandığını biliyorsunuzdur. Hastalığın daha taze bilgileri gelirken tehlike altına giren İtalya, süreci hiçbir şekilde doğru yönetmeyerek bedelini ödemeye hızla başladı.

İtalya’da güncel olarak baktığımızda şu anda

Vaka Sayısı: 110,574

Ölü Sayısı:  13,155

Yazması ve söylemesi insanlara çok kolay geliyor ama böyle olmaması gerekiyor.

Ölüm ve vaka sayısının bu kadar çok olmasının birincil sebebi, ülkenin tüm vatandaşlarını hastalık konusunda test edebiliyor olmasından kaynaklanıyor. Yani ne kadar şaka konusu gibi bakıyor olsak da vaka sayısını tam olarak bilebilmek için ülkenin vatandaşlarının en azından hastalık riski taşıyan kişi sayısı kadar test yapabilmiş olması gerekiyor. Yani hastalığın en ölümcül olduğu tespit edilen +60 yaş grubunun tamamının bir kere test edilmiş olması gerekiyor.

Bunun yanı sıra benzer hastalık belirtisi gösteren tüm vatandaşlara hastalık testi yapabilmiş olmak gerekiyor. İşin aslı ülkedeki korona vakasının boyutunun görülebilmesi için öncelikle nüfusun büyük bir bölümüne bu testi yapabiliyor olmak gerekiyor. İtalya’nın bu kadar gündem olmasının esas sebeplerinden bir tanesi de bu, ülkesindeki vatandaşların büyük bir bölümünü test edebilecek güce sahip olması.

Yine Gereken Önlemin Ciddiye Alınmadığı Bir Ülke İSPANYA

Korona tüm ülkelerde baş gösterdiği sırada, ülkesinde 430 gibi düşük bir vaka sayısı olduğunu düşünerek harekete geçmek konusunda önlem almayı geciktiren İspanyollar, zaten hali hazırda vakaların 60 tanesinin Bask bölgesinde bir cenazedeki 60 kişi olduğunu falan açıklamışlardı. Biz bu krizi hep birlikte aşarız, biz neleri aşmadık ki tadında bir yaklaşımla 3 hafta gibi kısa bir sürede, ki bu virüsün yayılması için çok uzun bir süre, hastalığın tüm ülkeyi sardığı gerçeğiyle yüz yüze kaldılar.

Daha 3.Haftayı gördüklerinde vaka sayısı 49.000’e ulaşırken, ölü sayısı, virüsün başladığı ülke olan Çin’i bile geçerek, 3.600’e ulaşmıştı.

İspanya’da güncel olarak şu anda:

Vaka Sayısı: 110,238

Ölüm Sayısı: 10,003

Nüfus Sayısının 46 Milyonun üzerinde olduğunu düşünürsek aslında en yüksek yüzdelerden birine sahip olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz.

Peki, İspanya’da durum neden böyle oldu, diğer tüm ülkelerdeki muazzam artışı kestirememe sorunun yaşadılar;

Ülkede sokağa çıkma yasağı geç ilan edildi,

Halk hastalığın yayılmasını engellemek adına hiçbir önlem almadı,

Ülkede sosyal yaşam var olduğu şekilde devam etti.

Ta ki durumun ciddiyeti ölüm ve vaka sayısı bir anda artmaya başlayınca. Ülke olarak ani bir müdahale için harekete geçseler dahi, işler hiç de planladıkları gibi gitmedi. Sürecin ne kadar süreceği hakkında hiçbir öngörüde bulunamadıkları da tüm Avrupa’yla eş zamanlı olarak kararsızlığını sürdürüyor.

Vaka Sayısına Oranla Ölümü Engelleyen ALMANYA

Ülkeler arasında en dikkat çekici özelliği yine Almanlar gösterdi. Ülke genelinde önlem olarak diğer Avrupa ülkelerinden farklı davranmasalar da Alman disiplini işin içerisine girerek, vatandaşlar sözlü uyarılarla ikazları ciddiye almış durumdalar. Almanya’da yaşlı nüfus oranı her Avrupa Ülkesinde olduğu gibi yüksek bir oranı kaplasa da tespit edilen vakalarda yaşlı nüfustan corona tespit edilen hasta sayısının azlığı ve Almanların vatandaşları için aldığı güven veren sağlık önlemleri, ölüm oranını en düşük oranda tutmayı şu zamana dek sağlamış durumda.

Almanya’da güncel olarak şu anda:

Vaka Sayısı: 81,728

Ölü Sayısı: 997

Burada dikkat çekilmesi gereken esas nokta Almanya’da hastalığı tespit edilen vakaların çoğunluğu genç nüfus olduğundan iyileşme oranı da diğer ülkelerle kıyaslandığında dikkat çekiyor.

İyileşme sayısı: 26,743

Almanya’da bundan 10 gün kadar önce Bavyera’da 2 haftalık sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Yasağın ilanına rağmen vaka sayısı olası seviyelerin üzerinde seyir ediyor. Alman yetkililerce yapılan açıklamalarda hastalığın Almanya için henüz tahmin edilen boyutları görülemeyecek seviyede araştırıldığı yönünde. İğneyi kendine batırmaktan çekinmiyor olmaları çözüm sürecinde takdire şayan. Alman Başkan Angela Merkel yaptığı açıklamasında “Bunun 2. Dünya Savaşı’ndan sonra tüm dünyayı etkileyecek en büyük olay.” Diyerek durumun vahametini gözler önüne serdi.

Ölüm oranı en düşük olan Almanya, ilerleyen günlerde virüse karşı sıkıyönetim politikasını sürdürmeye devam eder ise Avrupa’da en az hasarla kurtulmaya göz kırpan ilk ülke olduğunu gösterecek gibi duruyor.

Dünyaya Kargaşayı Servis Eden ÇİN

Herkesin ortak tek düşüncesi, Çin’in beslenme şeklinin tüm dünyayı lanetlediği.

Amerika, Çin ile ortak çalışması gerektiğini söylese de aslında Çin’e karşı gösterilmesi gereken tepkiyi en net gösteren ülke oldu.

Hastalığın başlangıcının görüldüğü ülke olan Çin’i, hastalığın ne denli hızla yayıldığını ve ölümcül boyutunun ne kadar büyük olduğunu tüm Dünyaya açıklamadığı için suçlu olarak dünya gündemine yerleştirdi. Sonra yaptığı araştırmalar sonucu bu konuda haklı olduğunu da savunmaya devam etti.

Ulusal ve yerel basın, Amerikan Başkanı Donald Trump’ı “Virüse bile ırkçılık yapıyorsunuz!” diye eleştirse de veriler doğrultusunda, yaptığı virüs ırkçılığı konusunda haklı çıktığını gösterdi.

Çin’in yaptığı en güncel açıklama “Coronavirus’un hastalık belirtisi göstermeyen, ASEMPTOMİK, vakalarının olduğu” yönünde. Yani bu demek oluyor ki, herhangi birimiz Corona olmuş ve bundan hiç haberdar olmamış, ancak bunu bir başkasına bulaştırarak onun hastalık belirtisi göstermesine sebebiyet vermiş olabiliriz.

Çin’in açtığı bu kuyuyu kazmaya devam ettiği süreçte daha dipten ne kadar su çıkacağını yaşayıp göreceğiz.

Dünyadan sakladığı şüpheleri devam etse de
Çin’de güncel olarak şu anda:

Vaka Sayısı: 81,589

Ölüm Sayısı: 3,318

İyileşme Sayısı: 76,408

Dünya genelinde iyileşme sayısı ile ilk sırada yer alıyor.

Çin’in Wuhan eyaletinde ortaya çıkan Covid-19 vakası tüm dünyaya dehşetini son hızla yaymaya devam ederken, kendi ülkesinde vaka artış sayısının kontrol altına alınmaya başladığı ve normal yaşantıya dönmelerinin planlı ve disiplinli bir şekilde gerçekleştirileceği yönünde açıklamalar yapılmakta.

Tabi bu süreçte neleri doğru yaptıklarına bakacak olursak;

Vaka olası boyutlarını gösterdiği anda bölgesel karantina uygulamalarını başlattılar.

Sadece Coronavirus ve çözümü ile uğraşması adına yeni 5 gün gibi kısa sürede sıfırdan hastane inşa ettiler.

Hastalığın stabil kalması adına tüm ülkede sokağa çıkma yasağı düzenlemesi yapıldı.

Ülkeye kendi vatandaşları dışında tüm girişleri kapatıp, kendi vatandaşlarının ülkeden çıkışını yasakladı.

Tüm bu önlemler doğrultusunda hastalığı tam olarak yenememiş olsa da, yangının başladığı yerin kendi sınırları içerisinde her yeri yakmasına izin vermedi. Ancak keşke bunu tüm dünya için de söyleyebilseydik.

Share:

Bir Cevap Yazın