FarkındalıkSivil Toplum

Yunanistan’da Mülteci ve Göçmenler Koronavirüse Karşı Tek Yürek

Yunanistan’ın Atina kentinde sıcak bir nisan akşamı Arash Hampay ve gönüllüler, mültecilere ve evsizlere yiyecek, sabun, el dezenfektanı ve yüz maskeleriyle dolu pembe poşetler dağıtıyor. Bu şekilde yardıma muhtaç toplulukların koronavirüs ile savaşmasına yardımcı olma çabasında.

“Sokakta yaşayan binlerce evsiz ve mülteci aileyi hayal edin. Bir otele gitmek ya da ev kiralamak için paraları yok, maske alacak paraları yok, kendilerini nasıl koruyabilirler? Onlara kim yardım etmeli? ”

Arash Hampay, topluluk aktivisti ve gönüllü, Atina, Yunanistan

2016’da Yunanistan’a gelen İranlı bir mülteci Hampay, “Sokakta yaşayan binlerce evsiz ve mülteci aileyi hayal edin,” dedi. “Bir otele gitmek ya da ev kiralamak için paraları yok. Maske alacak paraları yok, kendilerini nasıl koruyabilirler? Onlara kim yardım etmeli? ”

Yunanistan, 10 Mart ‘ta büyük grupların toplandığı okulları ve diğer yerleri kapattı ve 23 Mart ’ta ülke çapında bir karantina uyguladı. COVID-19 ile mücadeleye yönelik erken ve uzun süreli önlemleri, birçok Avrupa ülkesinden daha az sayıda vaka veya ölüm anlamına da geliyordu. 23 Nisan Perşembe günü Yunanistan, 2.463 yeni COVID-19 vakası ve 125 ölüm bildirmiştir. Yine Perşembe günü, Yunanistan Mayıs ve Haziran aylarında bir rahatlık ortamı yaratılacağını duyurarak karantina süresini bir hafta kadar yani 4 Mayıs’a kadar uzattı. Hükümet, vatandaşlarını korumak amaçlı alınan kararlarında proaktif davrandığı için takdir edildi ancak endişe mülteci ve göçmenlerin durumu üzerinde gitgide artıyor.

Yunanistan’da koronavirüs salgını başladığından beri, bazıları  ülkenin ev sahipliği yaptığı 115.000 mülteci ve göçmene ayrılan kaynak eksikliği konusunda alarm verdi. Vakalardaki ani dalgalanma nedeniyle en az iki kamp karantina altına alındı. İki mülteci kampının karantina altına alınması demek, on binlerce mültecinin temel malzemeleri almak için yerleşimlerini terk edemeyeceği anlamına gelmekte.

Yeterli desteği bulamayan bazı mülteciler kendi çözümlerini üretmeye çalışmışlardır. Atina’ya gelmeden önce Midilli adasındaki meşhur Moria mülteci kampında küçük kardeşi ile yaşayan Hampay da bunlardan biri. Hampay uzun zamandır aktif bir aktivist. Kardeşi Yunanistan’a geldiği ilk zamanlarda göçmen gözaltı merkezinde tutulup Türkiye’ye geri gönderilmekle tehdit edildiğinde; Hampay, Midilli ‘nin ana meydanında bulunan göçmen kampında bir ay boyunca açlık grevi yaptı.

Yunan hükümeti, kardeşlere mülteci statüsü verdi ve bir daireyi paylaştıkları Atina’ya taşınmalarına olanak sağladı. Hampay, 2018 yılında mahallede, yoksul insanların beslenmesine yardımcı olmak için Cafe Patogh isimli bir topluluk merkezi açtı.

Şimdi, koronavirüs salgını ile Hampay, kendilerini korumak için mücadele eden mültecileri ve yerlileri desteklemek adına daha da büyük bir ihtiyaç duyulduğunun farkında. Market alışverişinde yardımcı olacak diğer gönüllüleri bulmak ve “umut çantası” dedikleri yiyecek torbalarını hazırlamak salgın başlayıncaya kadar maddi olarak sorun olmamıştı.

Çantalar için tutarlı bir fon sağlamak çok zor. Hampay henüz resmi bir sivil toplum örgütü işletmiyor. Toplum merkezini sivil toplum örgütü olarak kaydetme sürecine başladı, ancak koronavirüs salgını nedeniyle her şey durdu ve işlemleri yarım kaldı.

Bunun yerine, Hampay yaptığı iş için ağızdan ve sosyal medyadan daha gayri resmi olarak fon kurmuştur. Arash Hampay, Instagram hesabından “umut torbaları” alma zamanları hakkında duyurular yapıyor.

Torbaları alan çoğu insan, karşılama için ne zaman geleceğini biliyor, ancak Atina’ya yeni gelenler için, organizasyon saatini Instagram’da kısa videolarla duyuruyor. Yunanistan’a yayılmış çok sayıda mülteci kampından birinde yaşamayan tanınmış bir mülteci olarak Hampay’ın olağandışı bir özgürlüğü var. Fakat diğerlerinin bu kadar şanslı olmadığını biliyor.

Bu ay gergin olacak olsa da, Hampay iyimser olmaya devam ediyor.

Share:

Bir Cevap Yazın